Üyelik Girişi
Site Haritası
Takvim
Hava Durumu
Anlık
Yarın
12° -2°
E.Atölyesi Başvuru
Direniş ve Şiir
Zamana karşı en çok direnen yazı türü şiirdir. Şiirin bu direnişi onun güç dolu, sanat dolu estetik değerlerle bezeli ve benzersiz oluşundan gelir. Şiirin direnişi ve diriliş her çağa, döneme ve insanlığın evrelerindeki kuşatıcılığına bağlı olarak söylediklerinden dolayı ve dönüştürücü gücündeki tılsımındaki benzersizliğindendir.

Şiire benzeyen şeyler vardır ve onlara şiir gibi deriz. Lakin şiir benzersizdir. Benzeri olan şiir yaratıcı olamaz. Şiir Benzersiz olduğu ölçüde kalıcı ve dirençli şiirdir. Şiirin diriltici gücünü dünya dilleri arasında en çok Türkçe ’de görürüz. Türkçe şiir dilidir. Türkçe şiirle güçlenmiş ve şiirle zamana direnerek bugüne gelmiş bir dildir. Türk şiirini bilmek, onun has duraklarından soluklanmak, insanı daha dingin, daha nitelikli ve daha insan kılıyor. Erdemli bir dilin doğuşuna şiirle tanıklık edebiliriz. Şiirin kalıcı değerlere kanat çırparak gökyüzünü mavi kılışı, insanlığın kirlenmesine direnme arzusundandır. Şiir ister ki yarattığı masmavi gökyüzünde insanlar birer kuş misali kanat çırpsınlar. O bu arzuyla kanat çırptıkça gökyüzünün rengi daha da mavileşecektir. Şiir asla kirlilik istemez. Her şeyin pak ve berrak olmasından yanadır.

Direniş aynı zamanda diriliştir.

15 Temmuz sıcağında ülkemiz bütün kesimleri ile benzersiz bir direniş ve diriliş gerçekleştirdi. Bu direniş, yeniçağda Türklüğün dirilişini mayalayacak hamle oldu. Emperyalizme karşı insanlık tarihinde emsali nadir görülen bir duruştu Anadolu’nun takındığı tavır. Benzersiz bir şiirdi. O günün şiirini Türk halkı yazmıştır. Artık şairlerin söyleyecekleri o şiire benzer olacak ama asla o şiir olmayacaktır.

Beş bin yıl önce söylenmiş bir türküyü işitmiş ve beş bin yıl önce söylenmiş bir türküyü söylemek için çıktılar sokağa. O türkü özgürlük türküsüydü. Bütün bir evren Türkün özgürlük yürüyüşünü durduramayacağını bilmeliydi. Anadolu toprağı kıyamda iken onun önünde durulmayacağını dünya âlem görmeliydi.

“Oğuzda er tükenmediğini” bu destan söylemiştir. O kıyamın önünde diz çöktüler ve onun özgürlük türküsünü sessizce dinlediler. Henüz o türkü birmiş değil. Dalga dalga, halka halka, kuzeyden, güneyden, doğudan, batıdan o türküye nameler katılacak daha. O nameleri nakış nakış zaman ruhuna işleyecek. Beş bin yıl sonra bu nameyi tekrar Türkçe dillendirenlerle bütünleşecek yeni diriliş ve direnişlerin kıvılcımını oluşturacak. Bu türküye ses verenlere selam olsun. O Oğuz erlerinin gür sesi hep şiir olup kulaklarda çınlasın. Âlemin dirlik ve düzeni için bu türkü hiç susmasın. Zira şairin dediği gibi:

“Oğuzda er tükenirse Âlemde şer tükenmez.” (Niyazi Yıldırım Gençosmanoğlu)

Şerden arınmış bir âlem için 15 Temmuz bir bismillah tır.
Paylaş |                      Yorum Yaz - Arşiv      187 kez okundu

Yorumlar

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yapmak için tıklayın