Üyelik Girişi
Site Haritası
Takvim
Hava Durumu
Anlık
Yarın
12° -2°
E.Atölyesi Başvuru

Şeref KARADAVUT

Şeref KARADAVUT
serefkaradavut@mynet.com
ADALET
07/07/2014

ADALET

 

   Zaman akıp gidiyor…

   Rengimiz, dilimiz, dinimiz farklı olsa da aynı dünyada yaşıyoruz.

   İnsanlık alemi aynı soydan gelen kocaman bir aile.Dünyanın nimet ve külfetlerini bölüşerek yaşayıp gidiyoruz. Uyumlu, huzur içinde ve birlikte yaşamak insanların ekserisinin ortak arzusudur.Ancak arzulamak hedefe ulaşmak için tek başına yeterli olmuyor.

   Dünyanın farklı bölgelerinde farklı sorunlardan dolayı huzursuzluklar bitmek bilmiyor. Birlikte yaşama kültürünün olmazsa olmazıdır “ ADALET “ Hukuka uygunluk, hakkı gözetme ve doğruluk adaletin iskeletidir. Herkese kendine uygun düşeni, kendi hakkı olanı vermektir adalet. Uzun uzadıya izahı gerekse de, kısaca , “Hak kanunlarına uymak “ diye tarif etmek gerekir adaleti.

   Çevremizde bulunanlara bir dokunsak bin ah işitiyoruz.

   Herkes birşeylerden şikayetçi.” Batsın bu dünya “ tarzı arabesk yakınmalar, isyanlar dinmek bilmiyor. Dertler, buhranlar, gözyaşları duracak gibi değil. Hastaneler, hapishaneler ve mahkemeler mahşeri kalabalıkla dolup taşıyor. Bu kötüye gidişin bir sonu olmayacak mı? Birlikte, huzur içinde yaşamak ütopik bir hayal olarak kalmaya mahkum mu?

   Hepimiz farklı yaratılmışız.

   Değişik düşüncelere sahip olmamız normaldir. Ancak her zaman en doğru, en güzel düşünceye sahip olduğumuzu iddia etmemiz normal değildir. Bu düşünce ve inat, sorunları çözmekten çok, çözümsüzlüğü körükleyen bir süreci başlatır. Problemleri Nasrettin Hoca’nın espirili yaklaşımıyla çözmek mümkün değil.” Sen de haklısın “ demek yetmiyor artık. Haklıya hakkını teslim etmek, haksıza haddini bildirmek hepimize farz oluyor.

   İnsanlığın kurtuluşu için rehberlik göreviyle gönderilen son Resul, “Yalandan sakının, çünkü yalan bir tarafta iman bir taraftadır. Yalan ile iman bir arada bulunmaz “ diye açıkça ikaz ediyor.  Evreni, içindekileri, dışındakileri yaratan Allah, “ And olsun, Biz elçilerimizi apaçık belgelerle gönderdik ve insanlar adaleti ayakta tutsunlar diye onlarla birlikte kitabı ve nizamı indirdik ” buyuruyor. ( Hadid – 25 )

   İnsanlık alemi büyük bir aile. Hepimiz bu ailenin sorumlu fertleriyiz. Sosyal düzende bir bozukluk varsa bunda hepimizin payı vardır. Cehalet, bencillik ve vudumduymazlığa teslim olmuş, elini taşın altına sokmaktan korkan insanların yaşanan olumsuzluklardan şikayet etmeye hakları yoktur. Musa’nın yanında olmanın yetmediği bir çağdayız. Firavun’a karşı durmak insanlığın ortak görevidir.

Adaletsizliği karakter olarak benimseyenlere karşı tavır alma zamanı henüz gelmedi mi? Bir Latin atasözü, “ Cezalandırmazsanız, siz de adaletsizlikten suçlu olursunuz “ diyor. Huzur içinde yaşamak, çocuklarımıza yaşanabilir bir dünya bırakmak istiyorsak, safımız belli, duruşumuz dik olmalı.

   Huzurun bir bedeli varsa eğer, bu bedeli ödemeye hazırlıklı ve gönüllü olmalıyız. İnsanlığın ortak saadeti için adalete hak ettiği önemi vermeliyiz. Gerektiğinde suçlular cezalandırılmalı. Fakat yeni bir kavram kargaşasına sebebiyet vermeden, adilce.

   Adalet ile eşitliği ayırt edebilen, adaleti yüceltenlerden olmak dileğiyle…



Paylaş | | Yorum Yaz
3850 kez okundu. Yazarlar

Yazarın diğer yazıları

UNUTMAK - 22/06/2014

Yorumlar

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yapmak için tıklayın